Meme Kanseri Farkındalık Ayı

Meme Kanseri Farkındalık Ayı

Ekim Ayı Dünya Sağlık Örgütü Tarafından “Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı” olarak belirlenmiştir. Meme kanseri ülkemizde ve dünyada kadınlar arasında en sık görülen ve aynı zamanda, özellikle gelişmiş ülkelerde olmak üzere kansere bağlı ölümlerde üst sıralarda yer alan bir hastalıktır. Bu konuda farkındalığı arttırmak amacıyla Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Nezih Meydan merak edilen bazı soruları yanıtladı.

Meme Kanseri Nedir?

Memedeki süt kanalları (duktus) ve süt bezlerinden (lobül) köken alan tümörlere meme kanseri diyoruz. Ama memenin bunlar dışındaki dokularından köken alan kanserleri de var. Ancak bunlar nadir görüldüğü için meme kanseri denilince esasen duktus ve lobül dediğimiz dokulardan köken alan kitleleri kast ediyoruz.

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Meme kanseri belirtileri bir ülke içinde veya ülkeler arasında değişiklik gösterebilir. Öncelikle tarama programına uyan hastaların erken yakalanma şansı olduğu için bunlarda herhangi bir muayene bulgusu veya belirtisi olmaz. Taramaların etkili bir şekilde yapıldığı ülkelerde hastaların yaklaşık %50’sinde belirti vermeden erken dönemde tanı konulur. Tarama yapılmayan yerlerde ve yaptırmayan kadınlarda genellikle kitle belirtileri olur. En sık olarak ele gelen sert kitle yakınmalarıyla karşımıza gelinir. Bunun dışında memede sızı, ağrı, boyut değişikliği, meme başında önceden olmayan çekilme koltuk altında ele gelen kitle veya kol şişmesi, meme başından kanlı akıntı veya egzemaya benze yaralar, meme cildinde kızarıklık ve nodüller şeklinde karşımıza gelebiliyorlar. Bunun dışında hastalar mesela bel ağrısı gibi çok değişik bulgularla da karşımıza gelebiliyorlar. Bu durumda hastaların az bir kısmı maalesef metastatik (başka bölgelere yayılmış) ileri evre durumunda karşımıza geliyor. Bu tür hastalarda kemik metastazı varsa özellikle kemik ağrıları, beyinde metastazı varsa baş ağrısı, bulantı kusma veya havale gibi yakınmalar ile başvuruyorlar. Ama ana yakınma memede hastanın eline gelen kitledir. Taranan hastalarda da hiçbir yakınma olmadan mamografide, ultrasonda veya meme emar’ında (MR) görünen şüpheli lezyonlar ile tanı konulabiliyor.

Meme Kanseri Kalıtsal Bir Hastalık Mı?

Kanser genetik bir hastalık yani genlerde olan bozulmalarla oluyor. Bunların çoğunluğu %70 %80’i doğumdan sonra; kazanılmış dediğimiz değişikliklerdir. Yani anne babadan alınan bir hastalık değildir. Kalıtsal dediğimiz kısım anne babadan özel bir genin alınıp o ailenin bireylerinde aile ağacında belli özellikte ve birbirine benzer davranış gösteren bazı tümörlerin ortaya çıkması durumudur. Bu meme kanserli hastaların %5 ile %10’u arasındadır. Yani her meme kanseri olgusu geldiği zaman kalıtsal diyemeyiz, çoğunluğu sonradan kazanılmış bozukluklar nedeni ile oluşur. Kalıtsal kısmı kabaca %5 ile %10’unu oluşturur. Bir de ailesel meme kanseri vardır. Bunlarda %10-15’lik bir kısmı oluşturur. Bu ne demek; anneden veya babadan özel bir genetik bozukluk (mutasyon) alınmıyor ama o ailenin bireylerinde başka ailelere göre biraz daha artmış kanser sıklığı var. Bu neden kaynaklanıyor; kalıtsal değil yani anne babadan mutasyon almıyor ama ailenin bir bireyi olarak çevresel ortamları, davranış alışkanlıkları örneğin yeme alışkanlıkları benzer olduğu için kısmi bir yatkınlık oluyor. Özetle ailede meme kanseri varsa o kişi mutlaka kanser olacak diye bir durum yok. Terside geçerli ailede yok diye de olmaz denilemez. Sadece kalıtsal bir mutasyon genetik olarak taşınmış ise o aile bireylerinde ortaya çıkma olasılığı diğer bireylere göre çok yüksektir. Bu konu oldukça önemlidir. Özetle meme kanserlerinin çoğunluğunu bizlerin sporadik kanser olarak adlandırdığımız kesimi oluşturur. Yani o kişinin başına gelmiş hastaya özel bir durum var.

Kalıtsal Meme Kanseri Riski Taşıyanlar Ne Yapmalı?

Kalıtsal risk taşıdığını düşünmemiz için belirli kriterler var. Bu kriterlere uyan kişilere mutlaka gen testleri yapılması gerekir. Bunlar nedir; bir kişi 45 yaş altında meme kanserine yakalanmış ise mutlaka genetik değerlendirme yapılması gerekir. Ailede eğer iki kişiden fazla meme veya over (yumurtalık) kanseri varsa ve bunlardan birinin yaşı 50’nin altında ise veya ailede genç yaşta meme kanseri var yakınlarında pankreas, prostat kanserleri varsa veya ailede erkek meme kanseri varsa veya bir meme kanserli hastada karşı memede de ilerleyen yıllarda meme veya over kanseri çıkıyor ise bu kişilerde genetik analiz yapılması gerekir.Her kalıtsal durum için ayrı kriterler vardır. En dikkat çekici bölümü yaştır. Genel olarak genetik mutasyonlu hastaların genç yaş aile öyküleri vardır. Bir ailede genç yaşta kanserler varsa kalıtsal bir durum var mı yok mu bunu değerlendirmek için genetik hastalıkları bölümü tarafından aile ağacının çıkarılması ve uyumlu ise genetik bazı testler yapılması gerekir. Ailede bir veya iki kişide bir kanser öyküsü vardır. Bunlar 1.derece veya 2.derece yakını olabilir ve yaşları genellikle 50’nin altındadır. Genç yaşta bir kanser olduğu zaman altından bir kalıtsal sorun olmaması için dikkat ediyoruz ve genetik konsültasyonu istiyoruz. Bu kişiler kanları alınarak değerlendiriliyor. Eğer hasta kişide meme kanserine yatkınlık oluşturan genlerde kalıtsal bir mutasyon saptanır ise böyle bir durumda ailenin diğer bireylerine de o gen bozukluğu onlarda da var mı diye bakılır. Eğer ailenin kanser olmamış diğer bireylerinde meme kanserine yatkınlık yaratan bir gen mutasyonu saptanır ise onlar 18 yaşından itibaren meme tarama programına alınır. Erken dönemde düzenli jinekolojik kontrol muayeneleri yapılır. Gerekli durumlarda yumurtalık, rahmin alınması veya koruyucu olarak memeye cerrahi uygulanması gibi yaklaşımlar önerilir. Genetik mutasyonlu ailenin bireylerinde herkeste bozukluk olmaz. Bu aile bireylerinin birinci derece yakınlarında %50, 2. Derece yakınlarında %25 olasılıkla mutasyon saptanır. Mutasyon saptanan aile bireylerinde de %100 kanser olacak diye bir durum yoktur. Bu ailelere genetik hastalıkları bölümü gerekli danışmanlık ve önerileri detaylı olarak anlatır. Kişiye özgü formlar düzenler.

Meme Kanseri Tanı Yöntemleri Nelerdir?

Mutasyonlu olan kişilerde tarama 18 yaşından itibaren meme muayenesi ile başlar. Bu bireylerde mamografi yerine meme MR’ı oldukça önemlidir ve 20-25’li yaşlardan itibaren meme emarı ile değerlendirilmeye başlanır. Mamografi o yaşlarda yeterince bilgi vermeyebilir. Çocuk beklentisi olmayan bayanlarda rahim ve yumurtalıkların çıkarılması, koruyucu meme cerrahileri aile ile tartışılarak hastanın da beklentisine göre karar verilir. Bazı kişiler ameliyat olmak ister bazıları istemez ancak bu hastaların sıkı takibi yapılır.

Eğer mutasyonlu bir aile değilse ancak ailede genç yaş meme veya over kanserleri varsa o aile bireyleri, en erken yakalanan hastanın yaşı kaç ise o yaştan 5-10 yıl önce taramaya başlanılır.

Eğer buda yok yani ailede meme kanseri yoksa sıradan bu durmlarda taramaya 40 yaşından itibaren başlıyoruz. Tarama sıklığına hastanın meme yapısına göre karar veriyoruz.

Meme Kanseri Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Her hastanın tedavisi farklılık göstermekte olup; tedavi kararında hastalığın yeri, evresi, hastanın yaşı ve diğer sağlık sorunları gibi birden fazla faktör etkilidir.

Ancak genel olarak, hastaya özgü şekilde cerrahi, ışın tedavisi (radyoterapi), damardan ilaç tedavisi (kemoterapi) veya hormonoterapi gibi farklı tedaviler uygulanmaktadır.

Hastanın ve hastalığın durumuna göre her hastanın tedavisi farklılık gösterir.

 

Meme Kanserinde Risk Faktörleri Nelerdir?

*Ailesel yatkınlığın olması en önemli risk faktörüdür. Kalıtsal faktörleri belirttim.

*Hormonal faktörler oldukça önemlidir. Meme kanserli hastaların tümörlerinin %70-80’i hormon bağımlı tümörlerdir. Bu ne demek; dışarıdan (yiyecek, içecek veya ilaçlar gibi) veya içeriden (östrojen salınımının fazla olması obesite gibi) bir östrojen fazlalığı; meme kanserine yatkınlık oluşturur. Bu nedenle erken adet görmeye başlayan veya geç menapoza giren kadınlarda meme kanseri sıklığı biraz daha artmıştır. Çünkü östrojenle karşılaştığı süre yıl olarak daha uzundur. Tersine menapoza erken giren bayanlarda da meme kanseri riski azalır.

*Obezite; meme kanseri gelişim riski aşırı kilo almış kişilerde biraz daha fazla oluyor hem de nüks ihtimali biraz daha artıyor. Tedavileri sonrasında fazla kilo alanlarda da nüks biraz daha fazla.

*Alkol kullanımı; düzenli ve aşırı alkol kullanımı riski artırıyor.

*Yaş önemli bir risk faktörü, ilerleyen yaşlarda daha fazla ortaya çıkar.

Emzirmek Meme Kanseri Riskini Düşürür Mü?

Meme kanseri risk faktörleri arasında emzirmemek, geç doğum yapmak bir risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor. Uzun dönemde emzirmenin koruyucu olduğu görünüyor.

Görülme sıklığı nedir en çok kimlerde görülür?

Meme kanseri tüm dünyada kadınlar arasında en sık görülen kanser türüdür. Ömrü boyunca 8 kadından birisi meme kanseri ile karşılaşır. Ancak ülkemizde genç yaş meme sıklığı biraz fazla görünüyor.

Tedavi Sürecinden Sonra Tekrarlama Riski Var mı?

Hastalığın tekrarlama riski tabiî ki var. Artık yeni teknolojik gelişmeler erken yakalanmayı mümkün kıldı. Etkin tedavi yöntemleri ve erken tanı hastalıktan kurtulma olasılığını genel olarak günümüzde %85-95’lere getirdi. Eskiden bu %30’larda idi. Hastalığın yakalandığı andaki evresi ve meme kanserinin biyolojik alt tipine göre değişmek üzere herkesin farklı bir nüks olasılığı vardır. Biz bu nüks olasılığına göre bireysel tedavi kararı veririz. Erken evre hastalarda nüks olasılığı oldukça düşüktür. İlerleyen evrelerde bu daha fazladır. İlk 2-3 yıl yineleme olasılığının en fazla olduğu dönemdir.

Önleyici ve Koruyucu Çalışmalar Olarak Baktığımızda Beslenme ya da Egzersiz Olarak Önerebileceğiniz Unsurlar Var Mı?

Maalesef şunu yaparlarsa meme kanseri gelişmez diyebileceğimiz bir reçetemiz yok. Ama riski azaltabilirler. En önemlisi farkındalık ve taramalara uyum. Kendileri ayda bir de olsa banyo sırasında memelerini ve koltuk altlarını kontrol edebilirler.

Hastalara ilk olarak sedanter yaşamdan kaçınmalarını önerebilirim. Hastalarımıza haftanın en az 5 günü yarım saatin üzerinde olmak üzere düzenli yürüyüş şeklinde; vitrin gezer gibi değil tempolu yürüyüşler yapmalarını ve kilo alımından sakınmalarını öneriyoruz. Ülkemiz maalesef giderek şişmanlıyor. Avrupa’nın en kötüsü olduk neredeyse. Her 3 kadınımızdan birisi maalesef obes. Batının kaçmaya çalıştığı yeme alışkanlıkları her yeri sardı.

Elbette sağlıklı beslenmek en önemli faktörlerden birisidir. Ama bu mutlaka meme kanseri gelişmeyeceği anlamına da gelmiyor. Henüz bilmediğimiz faktörler de var. Ama sağlıklı beslenme ve egzersiz ile en azından sadece meme değil diğer kanserlerin gelişimini de azaltabiliriz.

 

 

 

 

 

Diyabet Farkındalık

Diyabet Farkındalık

  Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyemiz Doç. Dr. Mustafa Ünübo...
Detay
Kalp Sağlığımızı Korumak İçin Neler Yapmalıyız

Kalp Sağlığımızı Korumak İçin Neler Yapmalıyız

29 Eylül her yıl Dünya Kalp Günü olarak çeşitli aktiviteler ile kutlanmaktadır. Dün...
Detay
Erken Ergenlik Hakkında Merak Edilenler

Erken Ergenlik Hakkında Merak Edilenler

Çocukların gelişim süreci ile ilgili anne babaları en çok endişelendiren konulardan biri de “Erken E...
Detay
MS (Multip Skleroz) Hakkında Merak Edilenler

MS (Multip Skleroz) Hakkında Merak Edilenler

Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.Nefati Kıylıo...
Detay
Depresyon ve Tedavi Yöntemleri

Depresyon ve Tedavi Yöntemleri

  Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Dr.Öğr.Üyesi Çağdaş Öykü Memiş depresyon ve tedav...
Detay
Çocuk Kardiyoloji ve Merak Edilenler

Çocuk Kardiyoloji ve Merak Edilenler

  Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı Dr.Öğr.Üyesi Serkan Fazlı Çelik “Doğmamış bebeklerden(anne ...
Detay
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Hatice Aksu Otizm spektrum bozukluğu(O...
Detay
Hipertansiyon Nedir? Hipertansiyon Belirtileri ve Tedavisi

Hipertansiyon Nedir? Hipertansiyon Belirtileri ve Tedavisi

  Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr.Ceyhun Ceyhan “17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü”...
Detay
Diğer Başlıklar