Pnömoni (Zatürre) Nedir?

Pnömoni (Zatürre) Nedir?

Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Şule Taş Gülen, tıp dilinde Pnömoni halk arasındaysa Zatürre olarak bilinen hastalığı; akciğer parankim dokusunda meydana gelen iltihaplanma sonucu oluşan,  kişinin günlük yaşamı sırasında ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımladı ve pnömoni hakkında ayrıntılı bilgi verdi.

Ek hastalığı olmayan hastalar ve kronik bir rahatsızlığı olan kişilerde de görülen zaman zaman ölümle sonuçlanabilen ateşli bir hastalık olan zatürreye, kış aylarında üst solunum yolu enfeksiyonu ve griple birlikte çok sık rastlandığını belirten Gülen,  zatürrenin genellikle bakteriler ve virüsler tarafından meydana getirildiğini, risk gruplarının; yaşlılar, çocuklar, hamileler  kronik hastalığı ve beslenme bozukluğu olanları olduğunu aktardı.

Gülen, risk faktörlerini; eşlik eden hastalık  olması (KOAH, bronşektazi, kistik fibroz, diyabet, neoplastik hastalık, karaciğer Hastalığı, konjestif kalp yetmezliği, serebrovasküler hastalık, kronik böbrek yetmezliği) 65 yaş ve üzeri, aspirasyon şüphesi, alkolizm, malnütrisyon, splenektomi, bakımevinde yaşama ve son bir yıl için pnömoni geçirme öyküsü olması olarak belirtti. Ayrıca; Zatürrenin belirtilerini;  ateş, öksürük, balgam, plöretik ağrı, dispne, hemoptizi, halsizlik, iştahsızlık olarak aktararak, fiziki muayene ve akciğer röntgeni ile tanının konduğunu ifade etti.

Tipik ve atipik pnömoni ayrımı hakkında bilgi veren Gülen, tipik pnömoni etkenlerini; akut ve gürültülü başlangıç, üşüme-titremeyle ateş, pürülan balgam akciğere sınırlı hastalık, lober konsolidasyon, plörezi, lökositoz ve sola kayma olarak belirtirken, atipik pnömoni etkenlerini ise; subakut başlangıç, prodromal belirtiler, kuru öksürük, wheezing, akciğer dışı organ tutulumu, yamalı infiltratlar, normal / düşük lökosit sayısı olarak belirtti.

Dr. Öğr. Üyesi Şule Taş Gülen, zatürre tanısının konmasında yararlanılan laboratuar testleri hakkında bilgi vererek; balgam kültürünün yayarının sınırlı olduğunu, invazif alt solunum yolu örneklerinin rutin önerilmediğini, kan kültürlerinin hastaneye yatırılan olgularda, serolojik testlerin, antijen aranması atipikler düşünüldüğünde, rutin biyokimyasal incelemelerin pnömoninin ağırlık ve komplikasyonlarının tespitinde uygulandığını belirtti.

Pnömoni tedavisi empirik olarak başlandığını belirten Gülen, etken olguların yarısında üretilemediğini, kültür-antibiyogram geç sonuç verdiğini, antibiyotik tedavisinin geciktirilmemesi gerektiğine, empirik ilacın ise olası etken spektrumunu örtmesi, ucuz olması ve direnç gelişimini önleyici olması gerektiğine dikkat çekti.

Tedavi süresi hakkında bilgi veren Gülen, 48-72 saat içinde klinik düzelmenin beklenilebileceğini, ateşin genellikle 2-4 günde düştüğünü, lökosit sayısının 4 güne kadar normale döndüğünü, fizik muayene bulgularının geç kaybolabileceğini, radyolojik bulguların daha geç silineceğini ifade etti.

Gülen, “Hekimin vereceği antibiyotikler ağızdan veya enjeksiyon şeklinde, mutlaka hekimin önerdiği süre boyunca kullanılmalı. ‘Kendimi iyi hissediyorum’ diyerek tedavi kesilmemeli. Çoğunlukla su olmak üzere bol sıvı alınmalı. Sağlıklı beslenilmeli, mevsim sebze ve meyveleri mutlaka tüketilmeli. Mutlaka istirahat edilmeli.” sözleriyle hastaya düşen görevler hakkında bilgi verdi.

Dr. Öğr. Üyesi Şule Taş Gülen, korunmak için yapılması gerekenler hakkında “Meyve ve sebze tüketimine ağırlık verilmeli. Spor veya haftada en az üç gün, yarım saat düzenli, tempolu yürüyüş yapılarak vücut direnci artırılmalı. Alkol, sigara ve zararlı maddelerden kaçınılmalı. Gelişigüzel antibiyotik ve ampirik ilaçlar (uygun olmayan bitkisel karışımlar) kullanmak vücutta dirençli mikroorganizmaların gelişimine neden olduğundan hekim önermediği taktirde kullanılmamalı.” şeklinde konuşarak açıklamalarına son verdi.

Hemofili nedir?

Hemofili nedir?

Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Bilim Dalı Başkanı Dr.Öğr.Üyesi Yusuf Ziya Aral 17 Nisan Dünya Hemofil...
Detay
Alerji Ve Alerjik Hastalıklar

Alerji Ve Alerjik Hastalıklar

  İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Songül Çildağ Ale...
Detay
Kanser Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kanser Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Esin Oktay, tüm dünyada ve ülkemizde Kanser hasta...
Detay
Talasemi  (Akdeniz Anemisi)

Talasemi (Akdeniz Anemisi)

Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mediha Akcan, talaseminin  (Akdeniz Anemisi)  ...
Detay
Kalp Yetersizliği ve Koroner Arter Hastalığı

Kalp Yetersizliği ve Koroner Arter Hastalığı

  Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ufuk Eryılmaz kalp yetersizliğini, kalbin dokulara m...
Detay
Kardiyak MR İnceleme

Kardiyak MR İnceleme

Radyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Tuna Şahin, Kardiyak MR İncelemenin Kalp kası hastalıklarını inceleyen ve ka...
Detay
Akılcı Antibiyotik Kullanımı

Akılcı Antibiyotik Kullanımı

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhan Sakarya; enfeksiyonu m...
Detay
Kadın Hastalıkları ve Doğum Alanında Laparoskopinin Kullanımı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Alanında Laparoskopinin Kullanımı

  Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aktuğ Ertekin, laparoskopinin son yıllarda tıbbın bir&cced...
Detay
Diğer Başlıklar