AYDIN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ
AYDIN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ
Talasemi  (Akdeniz Anemisi)

Talasemi (Akdeniz Anemisi)

Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mediha Akcan, talaseminin  (Akdeniz Anemisi)  ülkemizde ve dünyada en sık görülen, önlenebilir, kalıtsal kan hastalığı olduğunu belirterek ayrıntılı bilgi verdi.

Talaseminin görülme sıklığı hakkında bilgi veren Akcan, dünyada özellikle Akdeniz ülkelerinde sık görüldüğünü belirterek ilimiz Aydın’da da taşıyıcılık oranının %5.1 olduğunu ifade etti. Talaseminin Türkiye için de önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.

Talaseminin kalıtsal bir kan hastalığını olduğunu belirten Akcan, insandan insana mikropla veya temasla bulaşmadığını, bulaşıcı bir hastalık olmadığını aktardı.Hastalığın ortaya çıkması için hem anneden hem babadan kalıtsal genlerin ikisinin hastalık taşıyor olması gerektiğini ifade etti. Genetik geçişler hakkında bilgi veren Akcan, anne-baba taşıyıcı ise HER GEBELİK %25 olasılıkla HASTA olma riskitaşır.” şeklinde konuştu ve bu riskleri iyi değerlendirmek gerektiğini vurguladı.

Beta talasemiler hakkında bilgi veren Akcan, alyuvarlarda dokulara oksijen taşımakla görevli olan hemoglobin yapısının kalıtsal olarak bozuk üretilmesi nedeni ile kansızlık oluştuğunu belirtti.

Dr. Öğr. Üyesi Mediha Akcan, talasemi taşıyıcısının hasta olmadığını, sadece genetik olarak hastalığı taşıdığını ve klinik olarak bulgu vermediğini, hafif kansızlık yaşandığınıve demir eksikliğine bağlı kansızlık ile karışabildiğini, taşıyıcıların tayininin, koruyucu hekimlik açısından önemli olduğunu aktardı.

Talasemimajor olarak tanımlanan hastalık formunda kliniğin, ortalama olarak 4-6 ay civarında kansızlık ile başladığını; hastalığın ilerleyici döneminde karaciğer –dalak büyüklükleri, büyüme geriliği, ergenlik problemleri, diş anormallikleri, kemik problemleri, safra taşlarının gelişebileceğini aktardı.

Talasemimajor kalıtsal bir kan hastalığı olduğu için ÖMÜR BOYU KAN NAKLİ yapılması gerektiğini vurgulayan Akcan, “HEDEF: Transfüzyon öncesi Hb değerinin 9-9.5 gr/dl civarında tutabilmektir. ” dedi ve transfüzyon takvimine uyumun oldukça önemli olduğunu vurguladı.

Talasemimajorlu hastalarda ömür boyu kan nakli sonucu vücutta demir birikimi olduğunu belirten Akcan, “Demir birikimi kan ferritin düzeyi ve karaciğer-kalpteki demir birikiminin ise özel bir emar ile takip edilmelidir.” şeklinde konuştu.

Düzenli kan alan hastalarda vücutta biriken fazla demiri vücut dışına atılmasını sağlamak için MUTLAKA ŞELASYON TEDAVİSİ uygulanması gerektiğini belirten Akcan, bu tedavi amacıyla kullanılan ilaçlar hakkında bilgi verdi. Şelasyon tedavisinin etkinliğinin,kullanılan ilaçların yan etkilerinin takibine dikkat çeken Akcan DÜZENLİ TAKİBİN ÖNEMİni vurguladı.

Dr. Öğr. Üyesi Mediha Akcan, destek tedavi olarak; ilk 1 yaş içinde verilen demir damlasının tanı konduktan sonra kesilmesini, folik asit ve çinko desteği alınmasını önererek açıklamalarına son verdi.



444 1 256
hastane@adu.edu.tr
Zafer Mahallesi
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi,
09100 Efeler/Aydın
444 1 256
hastane@adu.edu.tr
Zafer Mahallesi
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi,
09100 Efeler/Aydın