Kadın Hastalıkları ve Doğum Alanında Laparoskopinin Kullanımı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Alanında Laparoskopinin Kullanımı
 
Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aktuğ Ertekin, laparoskopinin son yıllarda tıbbın birçok branşında yaygın olarak kullanılan bir ameliyat yöntemi olduğunu belirterek, laparoskopi hakkında ayrıntılı bilgi verdi.
 
 Cihazların yaygınlaşması ile ve bu konuda eğitim verip eğitim alan kişilerin sayısının artmasına bağlı olarak ülkemizin bir çok sağlık kuruluşunda bu yöntem kullanılarak ameliyatların başarı ile yapılmakta olduğunu belirten Aktuğ, gelişen teknoloji, görüntüleme sistemlerindeki iyileşme ve ihtiyaç duyulan aletlerin özel tasarımları ile neredeyse klasik yöntemdeki açık olarak yapılabilen ameliyatların çoğunu laparoskopik (LS) olarak yapabilmenin mümkün hale geldiğini ifade etti.
 
Bazı hastalıkların tedavisinde LS yönteminin klasik olanlara göre daha üstün hale geldiğini belirten Aktuğ, “Geçmişte safra kesesi ameliyatları klasik olarak açık yapılırken günümüzde çok özel durumlar dışında hemen hepsi LS ile yapılmaktadır. Keza kadın hastalıkları ve doğum branşında yapılan ameliyatların çoğunu uygun hastaları seçmek kaydı ile LS yöntemle yapılabilmek mümkün hale gelmiştir. İlk LS ameliyatları 1960’lı yıllarda tanı amaçlı yapılırken, 1970’li yıllardan itibaren LS ile tedavi amaçlı ameliyatlar da (operatif  LS) yapılmaya başlanmıştır.” şeklinde konuştu.
 
LS Nasıl Yapılır?
 
 
Prof. Dr. Aktuğ Ertekin, “Çoğunlukla genel anestezi uygulanarak göbek çukuru bölgesinden, optik denilen karın içini görmemizi sağlayan bir gözlem aleti karın boşluğuna yerleştirilir ve karın içi görüntüsü ekrana yansıtılır.  Daha sonra yapılacak ameliyat türüne  göre ihtiyaç duyulan sayıda trokar denilen aletler karın boşluğuna yerleştirilir (genellikle 2-4 adet), bu trokarlardan karın boşluğuna gereken aletlerle girilerek karın boşluğuna kesi yapılmadan kameradan bakılıp karın içinde gerekli ameliyat yapılır. Kullanılan aletlerin çapı genellikle 1 cm’den küçüktür. Günümüzde robotik laparoskopik cerrahi yöntemler de geliştirilmiş olup robot yardımı ile uzak mesafelerden ameliyat yapabilmek mümkün hale gelmiştir.” sözleriyle laparoskopinin yapılışı hakkında bilgi verdi.
 
Hangi hastalıklar LS yöntemi ile tedavi edilebilmektedir?
 
1. Tuba cerrahisi; sterilizasyon, tıkalı tüplerin açılması, yapışık tüplerin serbestleştirilmesi, tubaların çıkarılması, veya kapatılması, dış gebelik (ektopik) ameliyatları.
2. Yumurtalık cerrahisi; yumurtalık kistlerinin çıkarılması, yumurtalıkları gerektiğinde alınması (kanser gibi sebeplerle), yapışıklıklarının giderilmesi, polikistik over hastalığında yumurtalıktaki kistleri boşaltılması (delikler açılması- ovarian drilling), tuba-ovarian abselerin tedavisi, over torsiyonlarının ve kanamalarının tedavisi.
3. Uterus (rahim) cerrahisi, myomların çıkarılması veya rahimin alınması.
4. Fertilite amaçlı (çocuk isteğine bağlı) olarak tanı amaçlı ve yapışıklıkların giderilmesi (adezyoliz) ameliyatları, pelvik ağrı (karın alt bölgesinde yaşam konforunu bozacak boyutlara varan şiddetli ağrılar) sebebi ile yapılan ameliyatlar
5. Endometriozis sebebi ile yapılan ameliyatlar.
6. Pelvik taban bozukluk ameliyatları (genital bölgede sarkmalar, idrar kaçırma şikayeti ile yapılan ameliyatlar)
7. Kadın genital sistem kanserleri sebebi ile yapılan ameliyatlar kadın hastalıkları konusunda yapılan başlıca LS türleridir.
Ertekin, “Bu tip ameliyatlar yapılırken bazen LS yöntemi ile ameliyat mümkün olmamakta açık cerrahiye geçmek gerekebilmektedir. Bu durum hastaya ameliyat öncesinde söylenir ve gerektiğinde yapılır, çünkü bazen LS yöntemi ile ameliyata devam etmek hasta için risk oluşturabilir.” dedi.
 
Laparoskopinin riskleri nelerdir?
 
Her ameliyat gibi LS’nin de riskleri bulunduğunu belirten Ertekin, “Anestezi komplikasyonları, enfeksiyon, kanama, karın içi organlarda yaralanma (barsak, idrar torbası, damar gibi), ayrıca karın boşluğuna verilen gaz ve sıvıya bağlı sorunlar da olabilmektedir. Ancak günümüz koşullarında bu komplikasyonlar çok seyrek görülmektedir.” Sözleriyle karşılaşılabilecek riskler hakkında bilgi vererek açıklamalarına son verdi.
 
 
 

 
Pnömoni (Zatürre) Nedir?

Pnömoni (Zatürre) Nedir?

Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Şule Taş Gülen, tıp dilinde Pnömoni halk arasın...
Detay
Akılcı Antibiyotik Kullanımı

Akılcı Antibiyotik Kullanımı

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhan Sakarya; enfeksiyonu m...
Detay
Parkinson Hastalığının Tanımı, Korunma Yolları ve Tedavisi

Parkinson Hastalığının Tanımı, Korunma Yolları ve Tedavisi

Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Akyol, Parkinson Hastalığı Günü dolayısıyla Parkinson hastalığın...
Detay
Kalp Sağlığını Korumak İçin Neler Yapılmalıdır?

Kalp Sağlığını Korumak İçin Neler Yapılmalıdır?

Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ceyhun Ceyhan her yıl Nisan aynın ikinci haftasında gerçekleştirilen Kalp ...
Detay
Kanser Nedir? Tarama Programları Nelerdir?

Kanser Nedir? Tarama Programları Nelerdir?

Onkoloji Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Özlem Oltulu, kanseri bazı etkilerle değişime uğramış hücrelerin, g...
Detay
Gebeliğin İntrahepatik Kolestazı

Gebeliğin İntrahepatik Kolestazı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Meryem Eken, gebeliğin intrahepatik kolestazı (GİK) ola...
Detay
Çocukları Cinsel İstismardan Korumak

Çocukları Cinsel İstismardan Korumak

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Sevcan Karakoç ...
Detay
Erektil Disfonksiyon (İktidarsızlık, Sertleşme Problemi)

Erektil Disfonksiyon (İktidarsızlık, Sertleşme Problemi)

Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erhan Ateş, halk arasında iktidarsızlık tıp dilinde i...
Detay
Diğer Başlıklar