ana sayfa link
Sağlık Rehberi

Dermatolojide Lazer


Diğer Başlıklar
| 17.09.2015 |
Dermatolojide Lazer

Prof. Dr. Neslihan Şendur Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi

 

LAZER; adını  Light Amplification by the Stimulated Emission of Radiation  sözcüklerinin ilk harflerinden alır. Işınların uyarılmasıyla elde edilen güçlendirilmiş ışık demeti anlamına gelmektedir. Işık kaynağından çıkan ışınların belli bir tüpte biriktirilip belli bir noktaya yönlendirilmesi esasına dayanır. Yüksek enerjili noniyonize bir  radyasyon kaynağıdır.

 

Lazer, 1950’li yıllarda bulunmuştur. İnsanlar üzerinde kullanılan ilk lazer, 1960’lı yıllarda Leon Goldman tarafından uygulanan yakut lazerdir. 1970’li yılların başlarında da Argon      ve karbondioksit lazerlerinin  geliştirilmesi ile Dermatolojide lazer yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Argon lazeri ışık enerjisinin %80’nini görünür ışık tayfının mavi- yeşil bölgesindeki 488 ve 514 nm de sürekli dalgalar halinde yayar. Bu dalga boyundaki ışının hemoglobin tarafından emilimi oldukça iyidir.  Başlangıçda argon lazeri telenjektazi ve nevus flammeus ( port –wein stain ) gibi selim vasküler lezyonların tedavisinde kullanılmıştır. 

 

Lazer-doku etkileşimini belirleyen en uygun şartlarda sadece hedef dokunun spesifik olarak yıkım olayına “Selektif Fototermoliz” denir. Buradaki amaç çevre dokulara hasar vermeden, sadece hedef dokunun tahrip edilmesidir. Son yıllarda bu amaca yönelik  lazer sistemleri geliştirilmiştir.

 

Bu lazer sistemleri, etki mekanizmalarına, ürettikleri dalga boyunun özelliklerine göre sınıflandırılabilirler. Buna göre,

 

            A. dokularda oluşturdukları etki mekanizmalarına göre genel olarak 3 grupta incelenirler: 

  1. Fototermal Etkili Lazerler
  2. Fotomekanik (Fotoakustik) Etkili Lazerler: Boya lazerleri ve bazı Q - anahtarlı lazerler bu etkiye sahiptir.
  3. Fotokimyasal Etkili Lazerler: Bu şekildeki tedavi yöntemi “fotodinamik tedavi (PDT)” olarak da bilinmektedir.

B. Ürettikleri ışınların devamlı dalga, yalancı – devamlı ya da pulsatil olmalarına göre de 3 grupta incelenirler:

      1) Devamlı Dalga (Continuous) Lazerler

      2) Yalancı – Devamlı Dalga (Quasi – Continuous) Lazerler

      3) Pulse (Pulsed) Lazerler: Selektif termolizis kavramını gerçekten yerine getiren, dokuların termal gevşeme zamanlarına en uygun pulseler üreten ve bu nedenle de skar ya da pigmentasyon bozukluk riski en az olan ideal lazerlerdir.

 

            Klinik kullanımlarına göre lazerler;  dört grupta incelenebilirler. Bunlar, Vasküler lezyonlar, pigmente lezyonlar ve dövmeler, cilt yenileyici (resurfacing) ve epilasyon amacıyla kullanılanlar lazerlerdir.

 

            1.Vasküler Lezyonlarda Kullanılan Lazerler:  Vasküler lazerler için hedef kromofor oksihemoglobin olup, en ideal tedavi dalga boyları 577-585 nm civarında dalga boyu olan  sarı ışıktır. Vasküler lezyonların tedavileri epilasyon tedavisi gibidir.

 

Küçük spot çapı, küçük yüzeysel damarları tedavi etmek için ideal iken büyük spot çapları daha derin retiküler damarların tedavilerine imkan sağlar. Tüm derideki vasküler lezyonları tedavi edebilecek tek bir lazer tipi yoktur. Genel olarak 1mm çapına kadar olan bacak telenjiyektazilerinde  ( yüzeysel damarlarda genişleme)  lazer tedavisi etkili olabilmektedir.

 

            2. Pigmente Lezyonlar ve Dövmelerde Kullanılan Lazerler: Pigmente lezyonlar ve dövmeler için hedef kromofor,  melanin veya  dövmenin boya partikülleridir. Melaninin absorbsiyon spektrumu hemoglobinden farklı olarak daha geniştir (418-1100 nm arası) ve belli aralıklarda pik yapmaz. İdeal aralık  630-1100 nm arasıdır. Bu spektrum içinde daha çok yeşil ışık yayan kısa dalga boylu lazerler (Kripton 521,530nm, Bakır buharlı-511nm, KTP-532 nm lazerler) yüzeyel pigmente lekelerin tedavisinde kullanılırken, uzun dalga boylu kırmızı (Ruby-694nm, Alexandrite-755nm lazer) ve yakın infrare ışın yayan lazerler (Nd:YAG-1064nm lazer) daha derin dokulara inebildikleri için derin dermal pigmente lezyonların tedavisinde tercih edilirler.  Damar lazerinden farklı olarak enerjisi oldukça yüksek, kısa pulse süreli ışınlar üreten Q-anahtarlı pulse lazerler pigment ve dövme tedavisinde ideal lazerlerdir. Bu  lazerler fototermal ya da fotoakustik etki ile pigment yapılarını selektif olarak parçalamaktadırlar.

 

            Dövme pigmentleri oldukça ufak çaplı partiküller (20-900 nm) olduklarından, çok kısa pulse süreli ve yüksek güçlü Q-anahtarlı lazer sistemleri kullanılmalıdır. Tüm dövme renklerine etkili tek lazer formu bulunmamaktadır.

 

            3.  Cilt Yenileyici Lazerler: Cilt yenileyici lazerlerdir.  Fototermal  hasar ile epidermis ve dermisin bir kısmını ortadan kaldırarak oluşturdukları doku ablasyonu, gerekse de ablate edilmiş doku çevresinde ürettikleri residüel ısı ile kollajenin yeniden yapılanması ve depolanmasını uyararak çalışan lazerlerdir. Bu iki etkiyi oluşturan lazerler “ablatif  lazerler” olarak adlandırılır. Ablasyon özelliği olmadan direkt olarak alt dokulardaki kollajeni uyararak yenileyen ve depolayan “nonablatif lazerler” olarak bilinir.

 

A. Ablatif lazerler

            1)Karbondioksit lazerler (CO2), 10600 nm

            2)Erbium:yttrium aluminium garnet (Er:YAG) lazerler, 2940 nm

            3)Kombine CO2 + Er:YAG lazerler (koagülatif + ablatif)

 

B. Nonablatif Lazerler

  1. Q-anahtarlı neodymium:Yttrium aluminium Garnet (Nd:YAG) lazer 1064 nm
  2. Pulse boya lazer
  3. Yoğun pulse ışık kaynakları (645-1100 nm )
  4. Titanyum:Sapphire lazer (800 nm)
  5. Nd:YAG lazer (1320 nm)

 

            Non-ablatif cilt yenileme denildiğinde bir çok kavram anlaşılır.  Yaşlılık çizgilerini ve cilt lekelerini  gidermek, eritemi azaltmak, gözenekleri azaltmak ve cildin dokusunu iyileştirmek bu kavramlar arasında sayılabilir.

 

            Cilt yenilenmesi iki farklı hedef vardır. Diskromi  (yüzeysel  farklı pigmentli durumlar)   ve  kollajen gelişiminin stimüle edilmesi.  Geniş bantlı pulse ışık (IPL) kaynakları genellikle diskromi tedavisinde kullanılırlar ve yüzeysel kahverengi ve kırmızı lekeleri tedavide başarılıdırlar. Derine nüfuz eden infrare dalga boyları genelde cilt kırışıklık tedavisi için kollajenin gelişimini stimüle etmekte kullanılır. İnfrare dalga boylarının  faydalarından biri bu tedavileri bronzlaşmış tende dahi güvenle kullanabilmemizdir.  Bu nedenle de  yılın her döneminde  işlem yapılabilir.

 

Lazerler dermise  ısı verir ve bu sayede oluşturduğu reaksiyon zincirinin sonucunda yeni kollajen üretilir. Başarılı cilt yenileme tedavilerinin öncelikli yanıtı prokollajen ve tip III  kollajen fibrillerin üretimidir.

 

            En sık kullanıldıkları endikasyonlar yaşa bağlı kırışıklar, ışık hasarıyla oluşmuş kırışıklıklar (fotoyaşlanma), akne skatrisleri ve pigment (yüzde renk değişiklikleri, ton farkları) bozukluklarıdır. Ayrıca aknitik ve seboreik keratoz , aktinik keilit, Bowen hastalığı, süperfisyel bazal hücreli karsinom, skuamöz hücreli karsinoma, infraorbital pigmentasyon, papüller elastoz, ksantelazma, sebase hiperplazi, rinofima ve anjiyofibroma gibi epidermal ve dermal hadiselerin tedavisinde de kullanılabilmektedirler.

 

            Ablatif lazerlerin en eskisi ve ilk lazer, karbondioksit (CO2) lazerlerdir. Işın intrasellüler ve ekstrasellüler su tarafından nonselektif olarak emilir. Su termal enerji ile buharlaşarak gaz ve duman haline dönüşür.

 

            Bir diğer ablatif lazer, Erbium:YAG (Er:YAG) lazerdir. 2940 nm dalga boyunda, 250 mikrosaniyelik  pulse süreli, 1-6 mm çaplı ışınlar üreten gerçek ablazyon lazeridir. Dokudaki suya afinitesi ultrapulse CO2 lazerden yaklaşık 15 kat daha fazla olduğundan gerçek bir ablasyon gerçekleştirirler, çevrede oluşturdukları    hasar minimaldir. Her bir atışta 15-20 µm’lik dokuyu ablate ederler. Kollajen üzerindeki uyarıcı etkileri daha az olmakla beraber, yara iyileşmesi ve postoperatif eritem süresi daha kısadır, ağrı daha azdır ve iyi tolere edilir.

 

            Doku Sıkılaştırma: Isıtılan kollajenin üçlü helezon kristalimsi yapısı, amorf değişken yay şekli yapıya dönüşmektedir. Bu ani kollajen çekmesi kozmetik tedavilerde cilt gevşemesini veya yüz ve vücuttaki diğer yaşlanma belirtilerinin tedavisinde kullanılabilir. 60-650C derece sıcaklıklar genellikle kollajenin çekme sıcaklığı olarak belirtilir. Kollajen çekme miktarını tedavinin süresi ile sıcaklık kombinasyonu belirler.1-2 mm derinliğe kadar ısıtmak dermal kollajeni hedeflemekte ve aynı zamanda epidermisi soğutarak korumaya da imkan tanımaktadır. Mono polar radyo frekans (RF) enerjisi doku sıkıştırma için kullanılır. Suyu hedef kromofor olarak kullanarak dermisi eşit dağılan biçimde ısıtan infrared cihazların aksine RF cihazları tedavi edilen cildin yapısına bağlı olarak eşit olmayan ısınma yaratabilirler. RF enerjisi yağ dokusunu dermisden çok daha yüksek seviyede ısıtır. Radyo frekansı için bildirilen diğer bir konu ise tedavinin rahatsız oluşudur. Aslında RF enerjisi ve infrared ışık ile yapılan tedavide dermis yaklaşık aynı sıcaklıklara kadar ısıtılmakta olduğu halde RF enerjisi sinir reseptörlerini daha fazla seviyede stimüle edebilmektedir.

 

 Epilasyon Lazerleri: Epilasyon en çok uygulanan ışık esaslı tedavi şeklidir.  İlk kez 1996 yılında ABD ‘de, kullanılmaya başlanmıştır. Lazer epilasyon için ideal hasta tipi açık renk derili, koyu renk kıllı kişilerdir. Kalıcı epilasyon, ısıtarak kıl foliküllerini tahrip etmek ve tekrar büyümelerini engellemek yolu ile sağlanmaktadır.  Sadece  anagen büyüme fazındaki kıl folikülleri yok edilebilir.         Hemen hemen  tüm epilasyon lazerleri için hedef kromofor kıldaki melanindir. Ayrıca kıl papillasındaki melanin daha çok anagen safhada aktif ve yoğun olduğundan, epilasyon lazerlerinin çoğu sadece anagen safhadaki kıllara etki edebilmektedirler. Kılın kalınlığı ve kıl kökünün derinliği de tedavi sonucunu etkileyen faktörlerdir. Kalın ve derin yerleşimli kıllar daha fazla enerji gerektirirler. Koyu esmerlerde yüksek enerjilerde akım kullanılması lazer sonrası  pigmentasyon bozukluğuna neden olabilir.  Işık enerjisiyle kıl folikül yıkımı üç yoldan gerçekleşebilir. Bu amaçla kullanılan lazer sistemleri :

 

  1. Fototermal Yıkım (lokal ısı):

Normal modlu ruby lazer (694nm)

Normal modlu alexandrite lazer (755nm)

Pulse diode lazer (800nm)

Uzun dalgalı Nd:YAG lazerler (1064nm)

Yoğun pulse ışık kaynakları (590-1200nm)

  1. Foto Mekanik Yıkım (Şok dalgalara bağlı):

Karbon süspansiyonlu Q-anahtarlı Nd:YAG lazer

Q-anahtarlı Nd:YAG lazer

  1.  Fotokimyasal Yıkım (Serbest radikallere bağlı):

Fotodinamik tedavi       

 

            Klasik Ruby lazer (694nm) epilasyon lazerleri içinde melanin absorbsiyonu en iyi olanıdır. Bu nedenle klinik etkileri iyi olmakla beraber lazer sonrası oluşabilecek pigmentasyon bozukluk riskleri daha fazladır.

 

            Epilasyon lazerleri içinde sadece Nd:YAG lazerler uzun dalga boylarından dolayı melanin tarafından selektif olarak absorbe edilmemektedirler, kısmi bir absorbsiyon söz konusudur. Derin yerleşimli kıl kökünde hasara neden olabilmektedir. Ayrıca üst dokulardaki melanin etkilenmediğinden koyu tenli insanlarda daha güvenle kullanılabilmektedir. Kromoforu direkt melanin olmadığından diğer lazerlerden farklı olarak açık renkli kıllara da iyi etki ettiği bildirilmektedir. Uzun atımlı Nd:YAG lazerde 1064 nm dalgaboyu yüzeysel dokular tarafından çok zayıf absorbe edildiği için ışık 5 mm olacak kadar dağılma göstermekte, dolasıyla pek çok folikül aynı anda hasarlanmaktadır. Beyaz dışında her renk kılda etkilidir.

 

            Diode lazerlerin (800 nm) melanin absorbsiyonu, ruby ve alexandrite lazerlerinkinden kısmen düşük olmasına rağmen etkilidir. Lazer sonrası pigment değişikliklerinin ruby ve alexandrite lazere kıyasla kısmen daha az olduğu ve yine dalga boyunun uzun olmasından dolayı kısmen daha derinlere inebildikleri belirtilmektedir.  Diode  lazerin en önemli avantajı esmerlerde güvenle kullanılması ve her renk kılda etkili olabilmesidir. Dezavantajı ise ince kıllarda etkisinin  düşük olması  ve yüksek akımlar gerektirmesidir. Uygulama öncesi bölgenin mutlak jiletlenmesi gerektiği için özellikle yüz bölgesinde hastalar tarafından rahatsızlık doğurabilir.

 

Bölümümüzde  Erbium:YAG (Er:YAG) ve Nd:YAG lazer sistemleri bulunmaktadır. Sekreterliğimizden randevu alınabilir.

Birimler

  • Tıbbi Birimler
  • İdari Birimler

Online İşlemler

  • Adü Hastane Facebook Sayfası
  • Adü Hastane Twitter Sayfası
  • Adü Hastane Youtube Sayfası
  • Adü Hastane Rss Sayfası
  • Adü Hastane Engelli Dostu Web Sitesi
adü hastane tel foto
444 1 256
Çağrı Merkezi
Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Bilgi İşlem Merkezince Tasarlanmış ve Kodlanmıştır. © 2012 - 2017