ana sayfa link
Sağlık Rehberi

Çocukluk Çağında Lösemiler


Diğer Başlıklar
| .. |
Çocukluk Çağında Lösemiler

 

Çocukluk Çağında Lösemiler


Hastanemiz Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral, çocukluk çağında lösemiler, belirtileri, tedavi metodları hakkında bilgi verdi.


Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral, çocukluk çağındaki kanser vakalarının %35'ini lösemilerin oluşturduğunu ve birinci sırada olduğunu belirtti ve “Lösemiler hücre cinsine göre; ALL (Akut Lenfoblastik Lösemi) ve AML (Akut Myeloblastik Lösemi) olmak üzere 2 ana gruba ayrılır. Kendi içlerinde de alt sınıflar tanımlanabilir. Türkiye'de her yıl 16 yaşın altında 1200-1500 yeni lösemili çocuk vakası bildirilmektedir.” dedi.


Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral, “Lösemi nedenleri henüz tam olarak aydınlatılmamıştır. Sitogenetik ve moleküler tekniklerdeki yeni gelişmelerle; genetik yatkınlıklar, radyasyon, benzen ve türevleri (bali, vs.), böcek ilaçları gibi kimyasal maddeler, bazı kalıtsal hastalıklar ve bazı viral hastalıkların hep birlikte lösemiye neden oldukları çalışmalarla gösterilmiştir. Lösemi her yaşta görülmektedir. En sık çocukluk çağında 2-5 yaşlarında artmaktadır. 1 yaşın altında, 10 yaşın üstündeki yeni vakalarda tedaviye cevap azalmaktadır.” sözleriyle lösemi nedenleri hakkında bilgi verdi.


Herhangi bir etkiyle damarlarımızda dolaşan kanın esas yapım yeri olan kemik iliğimizdeki ana hücrelerde oluşan şifre değişikliği ile blast adı verilen olgun olmayan kan hücrelerinde artış meydana geldiğini belirten Aral, bu hücreler hızla yayılarak kemik iliğini, lenf bezlerini, dalağı, karaciğeri, beyin ve merkezi sinir sistemini tuttuğunu belirtti. 


BELİRTİLERİ


Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral, çocuklarda lösemi hastalığının belirtilerini iştahsızlık, kansızlık, zayıflama, bacaklarda kemik ağrıları, cilt altında kanamaları, (kırmızı noktalar veya morarmalar) burun ve dişeti kanamaları, ateş olarak aktardı ve “Yayıldığı organlara ait belirtiler, örneğin başağrısı, kusma, karın ağrısı, görme bozuklukları önem taşıyabilir. Bu yakınmalarla müracaat ettikleri çocuk hematoloji (kan hastalıkları) uzmanlarınca yapılan muayenede çoğunlukla karaciğer ve dalak büyümesi, lenf bezlerinde genişleme, kanama bulguları tespit edilebilir. Yapılan kan, kemik iliği, hücre tipini belirleme ve genetik tetkikler sonucu kesin tanı konulabilir.” sözleriyle belirtiler hakkında bilgi verdi.


TEDAVİSİ


Tedavinin öncelikle genel durumun düzeltilmesiyle başladığını belirten Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral , “Bu safhada kan veya kanın içindeki özel hücrelerini donörlerden (gönüllü kan verici kişi) alınarak lösemili hastaya verilmesi, enfeksiyon mevcutsa gerekli mücadelelerin yapılması, böbreklerin, karaciğer ve kalbin kemoterapi ilaçlarının yan etkilerinden korunma önlemlerinin alınması çok önemlidir.” sözleriyle tedavide ki bir diğer önemi vurguladı. 


Ayrıca hastaların ve ailelerin hastalık hakkında bilgilendirilmesinin, löseminin umutsuz değil, tersine iyi bir tedavi ve moral desteği ile %85'lere varan oranda iyileşmenin sağlandığının açıklanmasının tedavinin ikinci basamağı olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral ,“Çok yüksek doz, birbirinden farklı en az 6 çeşit ilacın 4-6 hafta içerisinde damardan ve ağızdan verilmesidir. Burada amaç, blast adı verilen kötü huylu ana hücrelerin yok edilmesidir. Ancak bu kemoterapi ilaçları, maalesef yalnızca kötü hücreleri etkilememekte, vücudumuzun iyi, faydalı hücrelerini de yok etmektedir. Bu nedenle, çocuklarımızın saçları dökülmekte, ağızlarında, bağırsaklarında yaralar açılmakta, halsizleşmektedirler. Yine, vücudumuzu enfeksiyonlara karşı koruyan savunma hücreleri de ilaçlarla yok edildiğinden immün sistem yıkılmakta, en ufak bir mikrop, hastalık etkeni dahi tüm vücuda yayılıp ağır ateşli enfeksiyonlara neden olmaktadır. Bu nedenle lösemili çocuklarımız etraflarındaki insanlardan, havadan, sudan mikrop almamak ve korunmak için maske takmaktadırlar.” sözleriyle kemoterapi süreci içerisinde ki sıkça sorulan sorular hakkında bilgiler verdi.

 

Tedavi Metodları

 

Lösemi hastalığının tedavisindeki temel prensip kemik iliğindeki ana kan hücrelerinde oluşan şifre değişikliği ile olgun olmayan blast adı verilen hücrelerin çoğalmasını durdurmak ve sonrasında normal kan elemanlarının yapılmasını sağlamak olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral, kötü huylu blast hücreler çok hızlı çoğaldığını ve bunların olgunluk ve çoğalma zamanlarına göre; Mitoz,  G evresi,  S evresi olarak ayrıldığını belirtti.


Tedavideki amacın birbirinden farklı etkilerdeki ilaçların bir program çerçevesinde uzun süre kullanılarak tüm safhalardaki blastların öldürülmesi olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral tedavi evreleri hakkında bilgi verirken, yaklaşık 3 yıl süren tedavide 4 safha yer aldığını belirtti.


1- YÜKLEME TEDAVİSİ (Balyoz Harekatı):


Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral  birbirinden farklı 5-6 çeşit ilaç damardan aynı anda verildiği, amacın kötü huylu hücrelerin 2 ay içerisinde hızla öldürülmesi olduğunu belirtip, vücudumuzu işgal etmiş düşman kuvvetlerine karşı dost birliklerin topla, tüfekle, bombayla taarruzudur. Adeta bir Kurtuluş Savaşı başladığını benzeten ifadeyle yükleme tedavisinin amacını anlatmıştır.


2- PEKİŞTİRME TEDAVİSİ (Jet Tesiri):


Pekiştirme tedavisinde ise paniğe kapılan, dağılan kötü hücreler hemen kendilerini korumak, direnebilmek için zırhlara bürünmekte, gizlenmekte ve çoğalmaya çalışmaktadır. Vücudumuzun silahlı kuvvetleri ile birlikte dost güçler havadan, karadan ve denizden düşmana bombalarla saldırmaktadır. 3-4 ay süren bu tedavide çok yüksek doz birbirinden farklı tesirli ilaçlar damardan verilmekte olup, bu sırada maalesef vücudumuzdaki faydalı hücreler de ölmekte, saçlar dökülmekte, ağızda yaralar çıkmakta olduğunu belirtmiştir.


3- ÖNLEYİCİ TEDAVİ (İstihbarat):


Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral kemik iliğinde yenilmiş, parçalanmış, dağılmış düşman hücrelerinin beyin ve sinir sistemi ve üreme organlarımıza yerleşerek, sinsi sinsi faaliyete geçmelerini önleyici tedavi olduğunu belirtmiş ve bazı durumlarda radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanabildiğini, bir nevi gizli servis işlevini üstlendiğini söyleyerek radyoterapinin önemini vurgulamıştır.


4- YENİDEN ÖRGÜTLENMEYE İZİN VERMEYEN DEVAMLILIK TEDAVİSİ:


Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral amacın artık tamamen yok edilmiş düşman hücrelerinin vücudumuzda herhangi bir şekilde yeniden çoğalmalarını önlemek olduğunu ve en son blast yok edilinceye kadar tek tek bulunup parçalanması sağlandığı,  yaklaşık 2.5-3 yıl kadar devam eden bir süreç olduğunu belirtmiştir.


TEKRARLAYABİLİR Mİ?


Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral  “Toplam 3-3.5 yıl süren tedavi sonunda % 85'lere varan oranda tamamen iyileşme sağlanır. Tedavi sonrasında yalnızca kontrollerle izlenen çocuklarımız, tüm sağlıklı kardeş ve arkadaşları gibi normal yaşantılarını sürdürürler. hepimizde olabileceği gibi hastalığı yenmiş bireylerde de löseminin yeniden görülme olasılığı az da olsa vardır. Bu durumlarda da benzer tedaviler veya kemik iliği nakli uygulanabilir.” sözleriyle tekrarlanma olasılığı hakkında bilgi verdi.


TEDAVİ PROGRAMLARI


Kemoterapide seçilen ilaçlar ve hangi zamanlarda, ne dozlarda verilecekleri uzun süren deneyler ve uygulamalar sonrasında belirlenmekte olduğu ve Türkiye'den de birçok değerli bilim adamının katıldığı bu çalışmaların, Hematoloji dergilerinde, kongrelerde açıklanmakta ve kullanıma sunulmakta olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral, “Oluşturulan bilimsel kurumlarda tedavinin başarısı ya da başarısızlıkları izlenmekte ve sonuçları değerlendirilmektedir. Aksayan noktalar, ulusal ve uluslararası bilimsel kurullarda değerlendirilerek yeni ilaçlar, yeni dozlar ya da değişik metodlar uygulamaya konulmaktadır.”  sözleriyle devam etti.

 

KEMİK İLİĞİ NAKLİ NEDİR?


Çocukluk çağı lösemilerinde esas olan ilaçla tedavidir. Toplam 3-3.5 yıl süren kemoterapi sonunda % 85'lere varan oranda tamamen iyileşme sağlanır. Tedaviye cevap alınamayan vakalarda ve bazı özel durumlarda kemik iliği nakli uygulanabilir (%5-10 oranında).


TEDAVİNİ ESASLARI NELERDİR?


Kemik iliği naklinde temel prensip, kan hücrelerinin yapımını sağlayan ana-kök hücrelerin sağlam bireylerden (verici-donör) alınarak lösemi hastasına verilmesidir. Böylece normal kan yapımı sağlanmış olur.


KİMLERDEN KEMİK İLİĞİ ANA-KÖK HÜCRELERİ ALINIR?


1-Doku grupları (HLA) uygun kardeşlerden veya nadiren diğer aile bireylerinden (ALLOJENİK).
2-Doku grupları (HLA) uygun akraba olmayan vericilerden (Kemik İliği Doku Bilgi Bankası aracılığıyla).
3-Hastanın kendi kemik iliğinin dondurularak saklanması ve gerektiğinde verilmesi.
4-Damarlarımızda dolaşan kanın içindeki ana-kök hücrelerin özel bir yöntemle toplanarak hastaya verilmesi.
5-Göbek Kordonu Kanı: Yeni doğan kardeşin ana-kök hücrelerden zengin plasentasından (eş) toplanan kanın kullanılması.


NASIL KEMİK İLİĞİ ALINIR?


Toplama işlemi ameliyathane koşullarında genel anestezi altında uyutularak yapılır. Özel iğneler kullanılarak kemik içine girilerek ilik enjektörlere çekildiği ve belirli miktarda alınan ana-kök hücreler özel torbalarda, filtre edilerek bekletilmeden lösemi hastasına damar yoluyla verildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral, “Ana-kök hücrelerin çok çok az bir kısmı alındığından verici-donör için yapılan işlemin hiçbir sakıncası yoktur.” diyerek nakil işlemlerinden sonra 3 hafta içinde sağlam ana-kök hücrelerden kan hücrelerinin hızla yapımı başlandığı, verilen kemik iliğinin alıcıda reddini önlemek amacıyla 6 ay kadar koruyucu tedaviler uygulandığını belirtti.


KEMİK İLİĞİ NAKLİNİN BAŞARI ORANI


Dünyanın gelişmiş hematoloji merkezlerinde olduğu gibi ülkemizde de kemik iliği nakli başarıyla yapılmaktadır. Löseminin cinsine ve vericinin uygunluğuna göre değişmekle birlikte sonuçların olumludur. %43 ile %83 oranında başarı elde edilmektedir.


YAN ETKİLERİ


Alıcı lösemi hastasının kemik iliği nakline hazırlanma aşamasında ve sonrasında çeşitli ciddi komplikasyonlar çıkmakta olduğu ve geç dönemde de normal kişilere göre 5 kez daha fazla oranda yeniden lösemi ya da çeşitli kanser tipleri ortaya çıkabildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Aral, yan etkilerin yanı sıra kemik iliği naklinden 1 yıl sonra, lösemili çocuklar sağlıklarına kavuşmakta olduğu ve normal yaşantılarına dönebildiğini belirtti.

 

Hazırlayan: Ezgi Toygar- Zeynep Şule Yüksel

 

Dahili: 2534  - 2599

 

 

 

 

 

Birimler

  • Tıbbi Birimler
  • İdari Birimler

Online İşlemler

  • Adü Hastane Facebook Sayfası
  • Adü Hastane Twitter Sayfası
  • Adü Hastane Youtube Sayfası
  • Adü Hastane Rss Sayfası
  • Adü Hastane Engelli Dostu Web Sitesi
adü hastane tel foto
444 1 256
Çağrı Merkezi
Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Bilgi İşlem Merkezince Tasarlanmış ve Kodlanmıştır. © 2012 - 2017