ana sayfa link
Sağlık Rehberi

Radyoterapi Nedir?


Diğer Başlıklar
| .. |
 Radyoterapi Nedir?


  Hastanemiz Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bengü Depboylu, radyoterapiyi halk arasındaki adıyla “Şua tedavisi”ni, kanser (ur veya tümör) hücrelerini öldürmek veya çoğalmalarını engellemek için yüksek enerjili X-ışınları veya diğer türde radyasyonun kullanılması olarak tanımladı ve radyoterapi hakkında bilgi verdi.
    

Kansere sahip her 10 hastanın yaklaşık 4’ü (%40) tedavisinin bir parçası olarak radyoterapi aldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Bengü Depboylu, radyoterapi çeşitlerini Eksternal (Harici) radyoterapi ve İnternal (implant radyoterapisi) radyoterapi olarak  aktardı ve “Eksternal (Harici) radyoterapi vücut dışından, genellikle X-ışınlarının, gama ışınlarının, elektronlar, proton ve nötron gibi çok daha nadir diğer atom parçacıklarının LINAC- Lineer Akseleratör (Doğrusal Hızlandırıcı) adı verilen büyük bir makineden gelmesiyle uygulanır. İnternal (implant radyoterapisi) radyoterapi ise  vücut içinden, radyoaktif madde içeren ince plastik tüpler (implantlar) veya radyoaktif küçük tohumların (seed) içine konduğu aletlerin doğrudan tümör içine veya vücut boşluklarına yerleştirilmesiyle uygulanır. Yerleştirme işlemi doktor tarafından yapılır. İmplantlar veya tohum içeren aletler radyasyon fizikçisi tarafından hesaplanan süre boyunca vücutta kalır. Hasta tek kişilik bir odada kalır ve bu şekilde diğer kişiler herhangi bir radyasyona maruz kalmamış olur. Kaynak çıkarıldığında ise artık hasta radyoaktif sayılmaz.” sözleriyle radyoterapi çeşitleri hakkında bilgi verdi. 

 

Bazı radyoaktif tohum çeşitlerinin kalıcı olarak vücutta bırakılabileceğini belirten, Yrd. Doç. Dr. Bengü Depboylu, “Bunlar yalnızca kendi çevrelerindeki çok küçük bir alana radyasyon verirler ve bir süre sonra da kendi radyasyonlarını kaybederler. Bazen bu tip tedaviler erken evre prostat kanserinin tedavisinde kullanılır.” sözleriyle vücutta bırakılan radyoaktif tohum çeşitleri hakkında bilgi verdi.
    

Depboylu, bazı tümör tiplerinin ise radyoaktif sıvı ile tedavi edilebileceğini, sıvıyı içilmek suretiyle ya da damardan enjeksiyon yoluyla alınabileceğini aktararak,  sıvının kan dolaşımına girerek tümör hücreleri tarafından absorbe edileceğini,  radyoaktif sıvının en yaygın olarak tiroid kanseri ya da kemiklere yayılmış kanserler için uygulandığını ifade etti. 

 

Kanser Tipine Göre Alınabilecek Tek Tedavi: Radyoterapi
   

Kanser tipine bağlı olarak radyoterapinin alınabilecek tek tedavi olabileceğini ya da radyoterapi cerrahi ya da kemoterapi işlemleri sırasında, öncesinde veya sonrasında verilebileceğini kaydeden Depboylu, “Radyoterapi bazen kemoterapi ile birlikte verilir ve buna kemoradyoterapi denir. Radyoterapist tedaviyi planlamadan önce sahip olunan kanserin tipini, büyüklüğünü hastanın genel sağlık durumunu değerlendirir. Radyasyon onkoloğu medikal onkolog, radyolog, patolog, cerrah (genel cerrahi, KBB, plastik cerrahi, nöroşirürji, ortopedi, vb.), psikiyatri de dahil olmak üzere bir ekiple (tümör konseyleri) birlikte çalışır.” şeklinde konuştu.

 

Radyoterapistin hastanın ihtiyacı olan toplam radyoterapi dozunu ayarlamak için kanserli bölgedeki vücut şekli ve kanserin pozisyonunu ölçtüğünü belirten Depboylu, “Tıbbi ekip (radyoterapist, tıbbi radyofizik uzmanı, radyoterapi teknikeri) genellikle uygulanacak toplam dozu belirler ve daha sonrasında ise bu dozu fraksiyon olarak adlandırılan çok sayıda daha küçük dozlara bölerek uygular. Genellikle hafta içi her gün bir tedavi fraksiyonu alır, hafta sonu ise tedavi verilmez. Ancak bazı kişiler tedaviyi daha az sıklıkla, örneğin haftada 3 kez, alırlar. Bazı kişiler ise tedaviyi daha yoğun, örneğin günde iki kez, alırlar.” sözleriyle tedavi hakkında bilgi verdi. 

 

Amaç: Kişiye Özel Radyoterapide Kanser Tedavisinde Şansın Yükselmesi 
 

Yrd. Doç. Dr. Bengü Depboylu , radyoterapi ekibinin herkes için kişiye özel bir radyoterapi planladığını, böylece kanserli hücrelere yüksek doz uygulanırken, çevresindeki sağlıklı hücrelere mümkün olan en düşük doz verilmiş olduğunu aktararak  bu tedavinin amacının; yan etki riskini azaltırken kanserin küçültülmesi ya da tedavi edilme şansının en yüksek seviyeye çıkartılması olduğunu belirtti ve radyoterapi alan sağlıklı hücrelerin daha sonra onarılabileceğini ekledi.

 

 Yrd. Doç. Dr. Bengü Depboylu, yan tesirlerin esas olarak radyoterapi dozu ve türüne, ayrıca tedavi uygulanan bölgeye göre değişebileceğini ifade etti ve “ Radyoterapi uygulanan bölgede ciltte kızarıklık, kuruma, hassasiyet ve kaşıntı ortaya çıkması sık görülen bir durum. Radyoterapinin ciltteki bu etkileri zamanla geçer. Tedavi bittikten sonra bölge aşamalı olarak iyileşir.” sözleriyle radyoterapi  tesirleri hakkında bilgi vererek konuşmasına son verdi.

Birimler

  • Tıbbi Birimler
  • İdari Birimler

Online İşlemler

  • Adü Hastane Facebook Sayfası
  • Adü Hastane Twitter Sayfası
  • Adü Hastane Youtube Sayfası
  • Adü Hastane Rss Sayfası
  • Adü Hastane Engelli Dostu Web Sitesi
adü hastane tel foto
444 1 256
Çağrı Merkezi
Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Bilgi İşlem Merkezince Tasarlanmış ve Kodlanmıştır. © 2012 - 2017