ana sayfa link
Haberler

Uzman Sosyal Çalışmacı Didem Kaçar, Tıbbi Sosyal Hizmet Hakkında Bilgi Verdi


| 14.08.2017 |
Uzman Sosyal Çalışmacı Didem Kaçar, Tıbbi Sosyal Hizmet Hakkında Bilgi Verdi


Hastanemizin onkoloji, diyaliz ve çocuk hematoloji bölümlerinde görevini sürdüren Uzman Sosyal Çalışmacı Didem Kaçar, Tıbbi Sosyal Hizmet olarak verilen hizmeti; hastaneye başvuran hastaların ve yakınlarının hastalık süreci, hastaneyle ilgili diğer işler, hastalığın yaratmış olduğu psiko- sosyal ve ekonomik sorunların yanı sıra sosyal destek sistemlerinden yararlanılmasına yardımcı olma olarak belirtti. 

 

Tıbbi sosyal hizmet; hastaların bakım, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinden sağlıkları yönünde yararlanmalarını engelleyen içsel ve dışsal sorunların çözümlenmesi amacıyla yapılan ekonomik, toplumsal psikolojik, eğitici, destekleyici hizmetlerin tümü olduğunu ifade eden Kaçar,“ Özellikle, kronik hastalıklarda hastalığın öğrenilmesiyle birlikte hasta ve ailesi bir yıkım yaşıyor. Bu yıkım özellikle tanıya, hastalık belirtilerine ve uygulanacak tedaviye yönelik kaygılar, uyum sorunları olabiliyor. Örneğin kemoterapi gibi ağır tedavilerin yarattığı fiziksel ve ruhsal yıkımlara alışmak hasta ve ailesi için alışılması güç durumlar ortaya çıkarabiliyor.  Ayrıca sosyal açıdan hasta ve ailesi gelecek kaygısı, çocukların bakım problemleri, ekonomik problemler, işsizlik gibi hastalıktan kaynaklanan sosyal endikasyonlarla karşı karşıya kalabiliyor. Bu süreçte hasta ve ailenin baş etme kapasitelerinin arttrılması, aile işlevselliğinin harekete geçirilerek etkin bir şekilde kullanılması, sosyal destek sistemlerinden yararlanması hedefleniyor. Tüm bunlar hem sistemsel olarak hasta ve ailenin güçlendirilmesini hem de sürecin daha kolay atlatılmasında etkin rol oynuyor”. 

 

Onkoloji Servisinde ki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

 

Onkoloji servisinde tedavi görmekte olan hastaları haftanın iki günü ziyaret ediyor ve takibini yapıyorum. Görüşmelerde hastanın sosyo-demografik bilgilerini alarak, ekonomik durumunu değerlendiriyor, ekonomik ya da sosyal açıdan herhangi bir desteği ihtiyaçları varsa bunların tespit ederek ailenin yönlendirilmesini sağlıyorum. Bir diğer husus ise hastalığa yönelik öykü; yani hastalığın nasıl başladığı, tanıyı ne zaman aldıkları, öğrendiklerinde vermiş oldukları tepkiler ve ruhsal durumları ve aslında en önemlisi o anda olumsuz duygu ve düşünceler ile nasıl baş ettikleri, mesela aile ya da sosyal çevresi destek olmuş mu?  Psikolojik bir destek ve tedavi görmüş mü gibi. Gerekirse psikiyatriye yönlendirilmelerini sağlıyorum. Geçmişe yönelik bilgiler, hastanın ve ailenin baş etme kapasitesi aslında bu tür kronik hastalıklarda etkin rol oynuyor ancak yapılan görüşmelerle bunların harekete geçirilmesi tıbbi sosyal hizmet uzmanları olarak bizlere düşüyor. 

 

Diyaliz hastalarıyla yapılan uygulamayı anlatır mısınız?

 

Diyaliz tedavisi oldukça uzun ve sıkıntılı bir süreç ilk başlarda hastanın alışması çok zaman alıyor.  Hastalarımızın çoğu uzun yıllardır tedavi görüyor. Özellikle kronik böbrek yetmezliği tanısını yeni alan bazı hastalar bu karar karşısında paniğe kapılabiliyor. Ya da ciddi duygusal tepkiler verebiliyor. Yaşanan şaşkınlık beraberinde durumu inkâr etme, tedaviyi reddetme, kendini sorgulama ve hatta sosyal ilişkilerin bozulmasına yol açabiliyor. Bu tür durumları yaşayan hastalar doktor tarafında görüşülmesi için tarafıma yönlendiriliyor.  Hasta ve hastaların destek ağlarına duygusal destek, cesaretlendirme ve destekleyici danışma sağlamanın yanı sıra, ailenin bilgilendirilmesi, aile eğitimi ve özellikle diyaliz ile ilgili yaşam beklentisi, sosyal, finansal, mesleksel kaygıların giderilmesi tıbbi sosyal hizmet açısından büyük önem oluşturuyor.  

 

Diyaliz hastaları ile ilişkiniz nasıl?

 

Diyaliz bölümdeki hastalarımızda rutin ziyaret edilmelerinin sonucunda bana alışarak aile ilişkileri, tedavi ile sıkıntıları başta olmak üzere yaşadıkları problemleri benimle paylaşabiliyorlar. Diyaliz alışması uzun bir süreç olabiliyor. Bu süreçte yaşadıkları uyum problemi kritik noktamız. Diyaliz sürecine ne kadar sürede alışmış. Aile üyeleri ne kadar desteklemiş ve en önemlisi diyalizden sonra hayatı ne kadar değişmiş. Yaşam kalitesi ne kadar yükselmiş ne kadar düşmüş. Bunlar bizim için önemli noktalar. Çocuk hastalarımızda ruhsal açıdan yakından takip ediyoruz. Özellikle çocuklar bazen ruhsal açıdan büyük değişimler ve krizler yaşayabiliyorlar. Onlar için özellikle çocuk psikiyatrisinden destek alıyoruz. 

 

Çocuk Hematoloji Bölümündeki çalışmalarınız nelerdir?

 

Çocuk hematoloji bölümünde en büyük sıkıntılardan birisi hastaların hassas bir yaşam dönemi olan çocuklukta uzun süren ve ağır bir tedaviye maruz kalmaları. Bu durum çocuğun akranlarından ve eğitimden uzak kalmasına neden olabiliyor. İlk zamanlar durumun çok bilincinde olmayan çocuk, tedavi uzadıkça ve hastaneye bağımlı hale geldikçe bazen çökkünlük yaşarken bazen de saldırgan tepkiler verebiliyor. Bu süreçte diğer bir konu da annenin de çok uzun aylar hastaneden hiç çıkmadan yaşaması. Özellikle ilk tanı alındığında bir şok yaşanıyor. Çocuğa en yakından bakım veren anne bezen bu şoku atlatmayı başarsa bile bu durum her zaman böyle olmayabiliyor ve annede ciddi depresif belirtilerin oluşmasında etkin rol oynayabiliyor. Bu tür durumlarda yine aile ile görüşmeler yapıyoruz. Gerekirse psikiyatrik destek almaları konusunda yönlendirme yapıyoruz.  Özellikle çiftler arasında evlilik problemleri varsa bakım daha da büyük problem oluyor. Bu tür durumlarda anne babayı birlikte görüşmeye alarak süreçle ilgili bilgilendirmede bulunuyoruz. 

 

Hastaların psiko-sosyal destek haricinde yardımcı olduğunuz hususlar var mı?

 

İhtiyaç sahibi ailelere; evde bakım ücreti, özürlü maaşı, çocuklara destek, çocuklara yönelik eğitim yardımı gibi hususlarda yönlendirmeler yapılarak gerektiğinde ilgili kurumlarla iletişim sağlanmıştır. 

 

Bu çalışmanın olumlu yanlarından bahseder misiniz?

 

Başlangıçta çok önemli bir alan olduğu biliyordum ancak ben bu kadar olumlu geri bildirim alacağımı bilmiyordum. Tepkiler oldukça olumlu oldu. Hastanede böyle bir hizmet olduğunu duyup görüşmek isteyen hasta ve hasta yakını sayısı oldukça arttı. Hastanın yanı sıra pek çok aile ile görüşmeler ve aile eğitimi sağlandı. Özellikle tanıyı hastaya söylemeyen ya da hastaya nasıl bir tutum sergileyeceğini bilmeyen ailelere bu konuda bilgilendirme yapıldı. Hasta ve ailesinin böyle bir hizmetten haberdar olması ve yararlanması aslında hem onların yaşadığı yükün azalmasını sağlarken hem de tedavi ekibi açısından da süreci kolaylaştırıcı rol oynadığını söylemek oldukça mümkün görünüyor. 

 

Hazırlayan :  Zeynep Şule Yüksel - Ezgi Toygar

Dahili: 2599 - 2534  

Birimler

  • Tıbbi Birimler
  • İdari Birimler

Online İşlemler

  • Adü Hastane Facebook Sayfası
  • Adü Hastane Twitter Sayfası
  • Adü Hastane Youtube Sayfası
  • Adü Hastane Rss Sayfası
  • Adü Hastane Engelli Dostu Web Sitesi
adü hastane tel foto
444 1 256
Çağrı Merkezi
Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Bilgi İşlem Merkezince Tasarlanmış ve Kodlanmıştır. © 2012 - 2017